Kayıt Ol

Giriş

Şifremi Kaybettim

Şifrenizi mi kaybettiniz? E-posta adresinizi aşağıya girin. Yeni şifre oluştura bilmeniz için size bağlantı göndereceğiz.

Giriş

Kayıt Ol

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetur adipiscing elit. Morbi adipiscing gravdio, sit amet suscipit risus ultrices eu. Fusce viverra neque at purus laoreet consequa. Vivamus vulputate posuere nisl quis consequat.

Motive Olmak

Motive Olmak

Motivasyonu kişinin bir işi veya eylemi yapması için itici ve cesaretlendirici bir güç olarak tanımlayabiliriz. Bir görevi yerine getirebilmek için kişinin istekli ve verimli bir çalışma ortaya koymasını sağlayan çok önemli bir unsurdur motivasyon. Bir işi tamamlamakta ve o işte başarılı olmakta ne kadar motive olduğumuz ve hangi tür motivasyona sahip olduğumuz da ayrıca önem taşır. Ne kadar motive olduğumuz bizi işi tamamlamakta daha hızlı ve istekli kılar, hangi tür motivasyona sahip olduğumuz ise gelişimsel ve öğrenme açısından önemlidir. Bu da sürekliliği etkiler. Açıklamak gerekirse, süreklilik motivasyonun türüne bağlıdır. İçsel ve dışsal olmak üzere ikiye ayrılan motivasyonda araştırmalara göre içsel olan eylemi yapmaktaki sürekliliği sağlar. Öncelikle; dışsal motivasyon sonunda bir ödül veya ceza içeren bir eylemde ödülün hazzıyla veya cezadan kaçınmak amacıyla motive olunarak işi yapmak demektir. Örneğin işten atılmamak için yapılan bir görev veya prim verileceği için yapılan bir görev.. içsel motivasyon ise, kişinin kendi iç isteğiyle veya keyif aldığı için bir işi tamamlamasıyla alakalıdır. Mesela kişinin spor yapmayı sevdiği için haftada üç gün spor salonuna gitmesi içsel motivasyonla ilişkilendirilebilir.

Sonuç olarak dışsal motivasyon hep bir ceza veya ödüle bağlı olduğu için bir süre sonra bu ceza veya ödül tatmin etmediği veya çok etkilemediği için kişiyi motive etmeyebilir. Dolayısıyla kişi eylemi yapmak için yeterli motivasyona sahip olamamasından ötürü motivasyonun sürekliliği engellenmiş olur. Bir başka örnek olarak, eğer bir çocuk ödevlerini ailenin onu ödülle veya cezayla motive etmesi sonucunda yapıyorsa, ileriki hayatında da hep motive edilmeyi bekleyip, yeterli motivasyonu alamamasıyla işlerini verimli bir şekilde tamamlayamayabilir. Yani motivasyonu sağlamak için ödül ceza yöntemi faydalı olabilir, özellikle de ebeveyneler ve öğretmenler için. Ancak sürekli kullanılması kişiyi kötü yönde etkiler.

İçsel motivasyon kişinin gelişimini daha iyi yönde etkileyecek bir motivasyon türü olarak görülüyor. Çünkü bir kişinin bir işi bir şey karşılığında yapması yerine kendini tatmin etmek için yapması hem kişinin yaratıcılığını ve yüksel kalitede öğrenmesini sağlıyor. Aynı zamanda içsel motivasyona sahip olan kişi sadece zevk için değil ortaya çıkan rekabet duygusundan da tatmin oluyor olabilir. Bu da kişinin daha aktif olmasını ve motivasyonun da sürekliliğini sağlıyor. Dolayısıyla rekabet duygusu da insanda merak, detaylı araştırma gibi koşullanmaları beraberinde getiriyor.

Sonuç olarak dışsal motivasyon artırma yöntemleri kullanılmalı, ve beraberinde rekabet duygusunu besliyor ve içsel motivasyonun artmasını sağlıyorsa dışsal motivasyon faydalı hale gelmiş olur. Ancak sürekli kullanılması kişiyi sürekli ödül veya cezayla motive edilmesini bekleyebilir ve içsel motivasyonun beslenmemesi halinde kişi kendi kendini motive edemeyebilir. İçsel motivasyon ise her işi verimli bir şekilde tamamlanması açısından gereklidir ve gelecekte yapılacak olan işlere de verim sağlar.

Derleyen: Deniz Dirin

Kaynak: Contemporary Educational Psychology 25, 54–67 (2000)

Yazar Hakkında

Albert Ellis Enstitüsü Türkiye Merkezi’nin direktörüdür. Klinik Psikolog, psikoterapist, süpervizör, öğretim üyesi ve araştırmacıdır. The City University of New York’ta Psikolojik Bölümü’nde 2004 yılında lisans eğitimlerine başladıktan sonra akademik hayatına Richmond, Kentucky’de Eastern Kentucky University’de devam etti ve Psikoloji Lisans eğitimini tamamladı. West Virginia’da, American Public Üniversitesi’nden Psikoloji alanında Yüksek Lisansı’nı tamamladı. 11 yıl boyunca Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşadı ve çalıştı. Albert Ellis Enstitüsü-New York Genel Merkezi’nde 4 yıl süren uygulamalı psikoterapi eğitimleri ve süpervizyon eğitimleri aldı. Süpervizör düzeyinde Rasyonel (Akılcı) Duygucu Davranışçı Terapi (Rational Emotive Behavior Therapy) ve Bilişsel Davranışçı Terapi (Cognitive Behavioral Therapy) eğitimlerini tamamlayarak Türkiye’deki bu alandaki ilk RDDT & BDT Süpervizörü ünvanını kazanmıştır. 2013 yılından beri Albert Ellis Enstitüsü New York Genel Merkezi’nin Türkiye’de düzenlediği eğitimlerde eğitmen ve süpervizör olarak görev yapmaktadır. Rasyonel Duygucu Davranışçı Psikoterapi ve Bilişsel Davranışçı Terapi’yi öğretmektedir. Aktif olarak Albert Ellis Enstitüsü bilimsel araştırmalarında görev yapmaktadır. RDDT & BDT Yöntemleri ile Obsesif Kompulsif Bozukluk, Depresyon, Öfke, Davranım Bozuklukları Tedavileri, İnternet ve Oyun Bağımlılığı tedavileri alanlarında özel eğitimler aldı. Ebeveyin ve Çocuk İlişkilerinde Bilişsel Davranışçı Terapi Yöntemleri, Çocuklar ve Aileleri için Sistemli RDDT Tedavi Planları, Bireysel ve Grup Psikoterapileri, Motivasyonel Görüşme Teknikleri sertifikalarına sahiptir. American Play Therapy Birliği onaylı Çocuk Merkezli Oyun Terapisi eğitimleri almıştır. American Play Therapy Birliği üyesidir. Klinik Psikoloji alanında Doktorasını ‘Akılcı Duygucu Davranışçı Kuram Ve Öz-Belirlenim Kuramı Çerçevesinde Yeni Bir Ölçek: Akılcı-Duygucu Öz-Belirlenim (ADÖB) Ölçeğinin Geliştirilmesi’ adlı çalışmasıyla almıştır. Uluslararası Davranışçı ve Bilişsel Terapiler Birliği (Association for Behavioral and Cognitive Therapies – ABCT) üyesidir.

Yorum Ekleyin

You may use these HTML tags and attributes: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>